1. Doğayı Sev
    Türkler doğa ile bütünleşik yaşarlardı, her bir birey, kendini doğanın balası olarak görür, doğayı da bütün insanlığın anası olarak bilir ve kabul ederlerdi. Doğaya kesinlikle zarar verilmezdi, suyu kirletmenin, doğaya zarar vermenin ölüme kadar varan ağır cezaları vardı. Türkler doğadaki dengeye önem verirlerdi. Yaşlı ağaçları süslerlerdi ki hem o yaşlı ağacın bilge olduğunu betimlemek için hemde ağacın yaşlılığını süsleyerek ağacı hoşnut etmek için ve bunun karşılığında dilek dilerlerdi.
  2. Kadın Eşitliği
    Ev içinde kadın ve erkek eşittir. Kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur. Kararla ortak alınırdı. Türkler tek eşlilerdir, kuma olayı, birkaç kadınla evlilik Türkün Töresinde yoktur.
  3. Erdemli Olmak
    Türk egemenliğinde yaşayan herkes çalışkan, dürüst, erdemli, yüksek töreli olmalıdır. Türkler soyca taşıdıkları genlerden ötürü öyledir de, tabi soyunda karışıklık yoksa. Türk Töresi evrensel insan hakları ve değerleri ile tamamen örtüşmektedir. Türkler giyimlerinde rahat ve özgürlerdir, kimse kimseye başka gözle bakmaz, kimse kimsenin sililiğine ( namusuna) göz dikmez idi. Ola ki evlilik dışı zevki tek yada bir kaç cinsel birleşme yani zina oldu bu ağır suçtur. Evlilik dışı cinsel birleşme adam öldürmekten daha büyük bir suçtur. Hırsızlık, araklamak gibi olaylar Türkler de olmazdı, ola ki oldu ( istisna oluyordu) büyük suçtur. Hırsızlık olmamasının nedeni devletin malı ulusun malıdır, herkese ortak üleştirilir ( pay edilir). Devlet malına zarar vermek pek olmazdı, olursa büyük suçtur, çünkü devlet malı kutsaldır. Sır saklamamak büyük suçtur.
  4. Türe (Adalet)
    Türe herkese eşit işlerdi, boy, soy ayrımı gözetilmezdi. Türkler Hakanlarını dava edebilir, Hakanlarını değiştirebilir ve seçebilirlerdi. Suç işleyen kişi soylu bir kişi ise kendi yayının kirişi ile boğularak öldürülürdü. Suç şerefli ve şerefsiz suç diye ikiye ayrılırdı. Mahkemede yöneticiler ve budun (halk) birlikte omuz omuza çalışırlardı. Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur!
  5. Oguşluk (Aile)
    Oguşluk (aile) içerisinde büyüğe saygı ve küçüğe sevgi töredendir, zorunludur. Aile, bir toplumun en küçük yapı çekirdeğidir. Bir aile de bozulma başlarsa diğer aileleri de etkileyebileceğinden aile değerleri ve kavramları çok önemlidir. Özellikle toplumda kadının yeri daha önemlidir. Çünkü bir balayı doğuran, büyüyüp yetiştiren, bala ile en çok zaman geçiren anne olduğundan töre içerisinde kadını ayrıcalıklı, üstün, yüksek tutar. Anne ve baba küçük yaşlarda bala / larına bildikleri her şeyi, töreyi aktarmak zorundalar.
  6. Etik Olmak
    Topluma yararlı olan bireylerin yararlılığı devamlı olması amacıyla önü açılır ve desteklenirler. Yararları açısından gösterdikleri yararların önemine ve alanına göre kişi yönetici sınıfına geçirilirdi. Topluma zararı olan, töre dışı davranışlar gösterenler ise toplum dışı edilir ve düşkün ilan edilirdi. Töre çiğneyen kişi eğer arınır ve suçlarından arınır ise topluma en alt sınıftan geri alınırdı.
  7. Özgürlük
    Türkler kimseyi kendilerine efendi kabul etmez ve kimseler de Türklere efendi olamazdı. Türkler özgürlüklerine canı pahasına önem verir ve özgür yaşarlardı.
  8. İnanç
    Türk töresinde dinlerin yeri yoktur. Türkler laik yönetim biçimini benimsemişlerdir ve benimserler. Lakin inanç farklı bir olgudur. İnanç umuttur, dirayet, kararlılık, güvenmek, bağlılık, bilgiyi ve bilimi, doğayı ve evreni önemsemek ve özümsemektir. “İnançsız Türk Olamaz” demiştir Başbuğ Kamâl ATATÜRK. Töre, din sömürüsünü asla ama asla kabul etmez!
  9. Yönetim
    Devlet yapılanmasında ve yönetiminde töre esastır. Temel ihtiyaçlar sağlık, eğitim, ulaşım ücretsizdir.
  10. Ekin (Kültür)
    Türkler, asla diğer toplumların kültürlerine özenmez ve taklit etmezlerdi. Saygı duyulurdu. Bilinir ki başka toplumların kültürlerini benimsemek, taklit etmek, özenmek budunsal (milli) benliği öldürür ve budunsal kimliği yitirirdi.  Türkler savurganlıktan uzak durur, savurganlık yapmazlardı. Kimse gereğinden çok gider ( harcama ) yapmaz, gereğinden çok giyimine ya da evine özen göstermez, kaynakları olumlu yönde yönetimsel ( idari ) kullanırlardı. Deprem, sel, her hangi bir doğal yıkımda toplumsal olarak akıl birliği, el birliği edilip her türlü zorluğun üstesinden beraberce gelinirdi.
  11. Eğitim
    Töre de eğitime çok önem verilir. Balalara çok küçük yaştan töre ve çeşitli yararlı eğitimler verilirdi. Savaşta ve barışta herkes tam olarak ne ve neler yapacağını çok iyi bilirlerdi. Hakanlar kararlarını bilinçli verirlerdi. Halklar ve beyler cesur ve bilgedir. Türk Milletini sevmek üzere yetiştirilir.
    Türk töresi, yüksek çok küçük yaşlardan başlayan sorumluluk duygusu demektir. Devlet hizmetinde, insanların ilişkilerinde millete hizmeti ve insanlara saygıyı esas alır. Ağırbaşlı, vakarlı, ciddi, çok konuşmayan, gerektiği zaman az ve öz konuşan, soğukkanlı olan, birden öfkelenmeyen, cesur, ahlaklı, azimli, sözüne ve vazifesine sadık, disiplinli, yalan söylemeyen kişiler yetiştirilir. En önemlisi, topluma ihanetin zararları ve cezası öğretilir.
  12. Antlaşma, Söz Vermek
    Tanyeri ağarırken <kan, kımız, şarap eşliğinde> kan kardeş olup, ömür boyu sözünde duracağına ve birbirine yardım edeceğine söz verirlerdi,
    Ölüm; “yuğ” törenlerinde belli bir şölen eşliğinde içki içerek kutlarlardı. Türklerde söz vermek için kendine mahsus bir ritüel yapılırdı. Rakı/şarap/kımız eşliğinde karşılıklı söz vermek, Türklerde özel bir sözsel yasadır. En yüce kanundur.
    Örneğin;
    Avrupa’ da fertler karşılıklı münasebetlerinde “Türk sözü mü?” derler. Onlar Türk sözüne güvenileceğini bilmektedirler. Büyüğünün emrinden çıkmamak, Türk töresinin esas unsurlarıdır.
    Türkler bütün devletlerini bu töre ile kurmuşlar, töreyi bozunca da yıkılmışlardır.